5 Ekim 2013 Cumartesi

Makina Kafa

     Bir sezonluk bir aranın ardından Okan Bayülgen tekrar televizyona döndü geçtiğimiz hafta . 3 yeni program ile Show tv de artık Kral , yeni adıyla makina kafa ...

    Çarşamba gecesi 23:15 den sonra her an Muhallebi Kafa , Perşembe gecesi 23:15 den sonra her an Çıplak Kafa ve cumartesi gecesi 23:15 den sonra her an Makina Kafa ile karşıladı bizi Okan B.

    Öncelikle hafta içi programlarını çok çok çok yüzeysel izlediğim için o programlar hakkında yorumda bulunmayacağım. Bu neredeyse bütün sezon için geçerli olacak. Yüzeysel de olsa veya makina kafa programı gibi başından sonuna kadar izlemiş de olsam ; 3 programda iki ortak yan buldum :

    1- İki sezon öncesine göre ekip olarak olgunlaşmış bir ekip işi gördüm. Gerek stüdyoda , gerek programların içeriğinde , gerek jenerik , yayın , saat , dekorda ... her şeyde .

    2- Stüdyo ve tuşlar bana makina , zaga ve tv makinasını hatırlattı . Fakat o programlardan bir fark vardı . Okan Bayülgen yaşlanmıştı ve olgunlaşmıştı . Zaten fuat-şebnem ferah düetini hatırlatırcasına söylenen bir düet vardı ki makina kafada bu düşüncelerime tuzla biber oldu.

    Makina kafa programı başından sonuna kadar çok eğlenceli , sıkılmadan izlenilesi bir program oldu . Zaten konuklar da çok iyiydi . Bir futbol maçındaki pozisyonları tek tek yorumlayan spor yorumcuları gibi programdaki konuşmaları tek tek buraya yazmayacağım tabi ki ama twitter'da da yazdığım ufak notları yazacağım.

    Öncelikle programın girişindeki o masa olayına hayran kaldım. Programın şov ile başladığı belliydi o hareketten. Daha sonra sohbet başladı. güzel de gitti. Okan B. sadece 1 kişiyle uğraşmadı neredeyse masadaki herkesle didişti adeta. Bu da doğal olarak 1 konuğun öne çıkmasını engelledi. Bir arkadaş ortamındaki sohbet havası verdi.

    Tabi bu konuşmalar sırasında üzücü bir cümle geldi Okan ın ağzından. Sıcak klibi yayınlanmayacaktı. Sıcak klibi olayını bilen herkes masada Emre Altuğ' u görünce akıllarına eminim ki ilk bu gelmiştir fakat olmadı. Bir dahaki sefere... Arada bir video yayınlandı. Dizi markette geçiyor adında. Oradaki eleştiri üslubu da bence çok güzeldi. Ardından bir selam çakıldı Yunus lara...

    Selamı anlayan anladı tabi. Her şey güzel giderken aklıma Mesut Yar geldi. Gelmez olaydı. Onun tweetleri , daha sonra programa dahil olması ve ilk konuşmalar sonrası twitter daki yorumlar açıkçası moralimi biraz bozmadı değil. Sonra neyse ki Simge Fıstıkoğlu kendini göstermeye başladı ki moraller yerine geldi. Ve merakla beklediğimiz medya arkası...

    Bir sezonda çok olaylar yaşandı tvde. Hepsini yayınlanamazdı tabi. Bir kısmı yayınlandı. Bir farkla. Yılların medya arkası oldu size medya kafa. Eskisi daha iyiydi gibi. Neyse. Medya kafa gerçekten bomba gibiydi. Hele benim bütün yıl sıkıldıkça açıp izlediğim komik tv olaylarından biri olan leğen getirin videosu kayışı kopardı. Parmak olayı ise adına yakışır gibi üstüne gelmişti. Arada rock müzik seven Mesut Yar espirisi de geldi kendisinden.

    Programın içindeki bu olaylardan sonra birkaç konuya daha değinmek istiyorum. Öncelikle bu rekabet olayı. Bence bir kanalda böyle kaliteli iş yapan gençler varken ve aynı anda bir üstadın yayını varken , karşılaştırma yapmak yerine istediğini izleyip , gülüp eğlenip , güzel bir cumartesi gecesi geçirmek daha mantıklı. İzleme - izlenme demişken #makinakafa tagi sürekli TT listesinin ilk sıralarındaydı.

    Bir diğer olay Hakan Hepcan fanatikliği. Benim twitter fenomenlerine de bir karşı gelme olayım vardı. Fenomenler tamam ama bir yerden sonra adamı deli ediyorlardı kısacası. Hepsi ilk hallerinden çıkıp reklamlarını yapan , ucuz yöntemler kullanan tipler olarak devam ediyorlardı. Şimdi de bu Vine fenomenleri çıktı başımıza. Bu fenomenlere de her ne kadar videolarına gülsem de kuşkuyla , biraz da sevimsizlikle bakıyorum.

    Malumatfuruş ise bence ufak bir eksiyle başladı. Tam izleyemedim o bölümü ama soruların , seçilen çok kötü arka plan animasyonu sebebiyle görülmemesi küçük ama önemli bir hata. Ayrıca twitterda da yazmıştım. Bence program başlamadan önce başka bir jenerik yayınlanmalı. Ne kadar kesilirse kesilsin uzun ve Okan B. in programlarında kısa tanıtım + giriş + program + final üstüne jenerik olayına alışmıştık. Belki de beğenen de olmuştur yeni sistemi. Tercih meselesi tabi ki ...

    Çok da fazla uzatmayalım. Dolu dolu bir program oldu. Yeni sezon hayırlı olsun. O zaman sloganı atalım mı yine bütün sezon? belki sezon sonu belki daha erken gerçekleşebilir...

     #SebnemFerahMakinaKafaya

    

2 yorum: